manifesto diziler kitaplar yazarlar kategoriler arama iletişim
     
 
 
diziler
nirengiedebiyat
nirengişiir
nirengisinema

yeni çıkanlar
DİSPARÖNİ - Nihan KAYA
AMERİKA SEN BUSUN - İsmail KILIÇARSLAN
SİNEMA İDEOLOJİ POLİTİKA - SİNEMASAL YAZILAR I - Derleme

çok satanlar
DİSPARÖNİ - Nihan KAYA
AMERİKA SEN BUSUN - İsmail KILIÇARSLAN
SİNEMA İDEOLOJİ POLİTİKA - SİNEMASAL YAZILAR I - Derleme

yayın programı
OCAK 2010 > POSTMODERNİZM YA DA GEÇ KAPİTALİZMİN KÜLTÜREL MANTIĞI - Fredric JAMESON
MART 2010 > YİRMİBEŞİNCİ KARE - 25.Kare Sinema Dergisinden Seçme Yazılar - Derleyen: M. Fatih Çelikkaya
NİSAN 2010 > ENDOKTRİNASYON VE TÜRKİYE'DE TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ - Serdar KAYA

 
 

 
KÜL ÖYKÜ GAZETESİ, 2008-09-01

SİNEMASAL DERGİSİNDEN SEÇME YAZILAR

Sinemasal yazılar kitap fikri nerden çıktı?

BURAK BAKIR:Aslında uzun zamandır, Sinemasal’da çıkmış olan tüm yazıları internet ortamına aktarmayı düşünüyorduk. Ama bu hep ileri bir tarihe ertelendi. Nirengi yayınları, Sinemasal’dan seçme yazılar fikrini ortaya atınca, sanal ortamdansa ele avuca gelen bir kitap fikri daha hoş geldi ve 1. Cildini çıkarmayı başardık. Şimdi, muhtemelen önümüzdeki sonbahar ya da kış ayları içinde, İkinci cildini de basıp, hemen hemen Sinemasal’da yer almış bütün yazıları iki cilde toparlamış olacağız.

Sinemasal dergisi ülkemiz sinema ortamına önemli katkılarda bulundu şu an ne durumda tekrardan çıkacak mı?

B.B En son Mart 2006’da çıkartmıştık, aradan iki yıldan fazla zaman geçmiş. Derginin sorunu basım ve dağıtım aşamasındaydı, bu sorun hala sürüyor görünüyor. Eğer dergi gene düzgün bir biçimde dağıtılmayacaksa, çıkartmayı anlamsız buluyoruz. Bazı girişimlerimiz oldu, bunlardan cevap bekliyoruz şu anda. Olumlu gelişmeler olursa, en erken, 2009 yılının başında tekrardan çıkarmaya başlayabiliriz. Ama henüz kesinleşmiş bir durum yok.

Tekrar kitaba dönecek olursak. Kitaptaki makalelerin seçiminde neleri dikkate aldınız Sinemasal’ın toplu bir resmini mi çekmeye çalıştınız?

B.B Genelde, kitabın başlığından da anlaşılacağı üzere, yazılar sinemanın ideolojik, politik boyutuyla ve sinema kuramıyla - eleştirisiyle ilgili yazılar. Ancak bu zaten Sinemasal’ın genel tavrıydı. Dergide yayınlana yazıların neredeyse hiç birinde, bir filme sadece basit bir beğeni nesnesiymiş gibi yaklaşılmadı. Bu yüzden, biraz akademik bir dergi gibi göründü. 1. Ciltte Sinemasal’ın bu tavrını net bir biçimde vurgulamak istedik. Sinemanın sadece kültürel değil, ekonomik, politik, toplumsal yönlerini de göstermeye çalıştığımızı düşünüyorum. Ama yeterli mi derseniz, kesinlikle değil; daha yolun çok başındayız.

Yayınlanan yazılar bakıldığında genel olarak hepsi sinemanın ideolojik olduğunu söyleyen bir yapıda. Bu yazılar Türk okuyucusuna ne verecek?

B.B Öncelikle Türkiye’deki okuyucuya ne verecek demeyi tercih ederim. İkincisi de bizim ne yapmak istediğimiz kadar, okuyucunun da ne almak istediği önemli. Niye o filmi değil de bir başkasını izlediğiniz ya da diyelim bir Godard filminden “sıkılırken”, Hollywood filmlerinde iyi vakit geçirdiğiniz, basite alınabilecek bir beğeni meselesi değildir. İçinde yaşadığınız toplumun, dünyanın kendisiyle bağlantılı bir durumdur. 300 Spartalı filminin dolu salonları ile bugünkü Bağdat arasında bir adımlık mesafe vardır. Ama bu adımı doğrudan atamazsınız. Burası ideoloji probleminin doğduğu yer ve bunun üzerine ciddi kafa patlatmak gerekiyor. Aynı durum toplumsal yaşamın ya da yaşadığımız dünyanın farklı alanları içinde geçerlidir. Cinsel kimlikler, kadın sorunu, faşizm, emperyalizm, toplumsal zihniyet gibi. Türkiye’deki ya da başka yerlerdeki okur, kendi hayatı hakkında ne kadar söz sahibiyse ve bunun için ne kadar mücadele ediyorsa, okudukları hakkında da o kadar söz sahibi olacaktır diye düşünüyorum.


Türk sineması ile ilgili bir bölüm bulunmuyor bunun nedeni ne? Kitabın ikinci cildinde bu konuyla ilgili bir çalışmanız olacak mı?

B.B Türkiye sineması ile ilgili çıkmış olan yazıları toplu olarak ikinci cilde bıraktık. Özeli bir nedeni yoktu. İlk etapta, bu konuda yazmış olan bazı arkadaşlarımıza ulaşamadık ve onlardan böyle bir seçki için onay alamadık. Kitabı da bu yüzden ertelemek istemedik. Ancak şunu da söylemek gerekir ki, Türkiye’de filmler çekiliyor olması bir Türkiye sinemasının var olduğunun göstergesi değildir. Şu anda hakkında söz edebileceğimiz, gerçek anlamda bir Türkiye sineması yok. Türkiye’de filmler çeken yönetmenler var. Bu durum ister istemez, yazılan yazılara da yansıyor.

Ülkemizde sinema yayıncılığı hakkında ne düşünüyorsunuz?

B.B Türkiye’de bir sinema yayıncılığı yok. Sinema alanına yönelik olarak dünyada yazılmış en temel metinler bile daha Türkçe’de bulunmuyor. Ders notu ya da seminer ödevi gibi metinler, sinema kitabıymış gibi basılıyor. Hem çok eksikler hem de yalan yanlış şeylerle dolular. Sinema alanını ciddiye alması gereken yayınevlerine ihtiyaç var. Daha Yeni Gerçekçilik gibi, sinema tarihinin belki de en önemli akımı hakkında, Türkçe’de ciddiye alabileceğimiz tek bir kitap yok. Bu örnek tek başına bence durumu açıklıyor.

İlginiz için teşekkür ederim. İyi çalışmalar diliyorum.



Sinema İdeoloji Politika Sinemasal Yazılar 1, 416 sayfa, nirengi kitap, Ankara

 
 
 
   
İLGİLİ KİTAPLAR

nirengikitap, Sinemasal'dan seçme yazıların birinci cildini kıvançla sunar.
İşte Türkiye'in en ağır sinema dergisinin birikimi: Daha önce yayımlanmamış, yayımlandığında ise çok bepenilen, aranan -büyük ihtimalle çevrede fotokopileri dolaşan- makaleleriyle şu an elinizde.
Fotokopi kalabalığı istemeyen, "elimin altında kitap olsun" diyen herkese...

| BASIN BÜLTENİ |

Sinemaya gönül veren, merak eden, sinemayla ilgili çalışma yapanlar için vazgeçilmez bi

devamı...
   
İLGİLİ KİŞİLER

Sali SALİJİ

devamı...
   

Yörükhan ÜNAL

devamı...
   

Burak BAKIR

.

devamı...
   
 
kategoriler
derleme
roman
feminizm
sinema
popüler kültür
şiir
| tüm kategoriler
 

eleştiri / tanıtım
AMERİKAYA KİMSE BÖYLE ÖFKE DUYMADI
2008-11-00
SİNEMASAL DERGİSİNDEN SEÇME YAZILAR
2008-09-01
YILLIK VAKTİ
2008-08-07
TÜRK ŞİİRİ 2007
2008-07-01
Hakan Arslanbenzer: "Şiire Bakalım, Tek Tek şiirlerin üzerimizdeki Etkisine.."
2008-05-23

 

bir ürünüdür