| |
Her yılın ilk yarısı şiir yıllıldarının yayımlanmavaktidir. Bu yılkiler de Şeref Bilsel ile Cenk Gündoğdu'nun hazırladığı 'Şiir Defteri'nin çıkmasıyla tamamlanmış oldu. 'Şiir Defteri'nin kapağında 2008 tarihi var; diğerlerinin kapağında ise, geleneğe uygun bir biçimde, 2007 denmiş.
Yıllıklann ansildopedik bölümler dışında az çokfarklı değerlendirme ve beğenilerle hazırlandığmı belirtmek herhalde gerekmiyordur. Belirgin özellikler konusunda . . .
|
| |
|
|
| |
Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü mezunu olan ve sektörün çeşitli kollarında görev yapan Selda Tan Özdemir`in kaleme aldığı Yeni Kara Filmler, Nirengi Kitap tarafından yayımlandı.
2003`de Altıkırkbeşten çıkmış Kara Filmler: Neo Noir'dan Future Noir'a
adlı bir kitabı daha bulunan Özdemir yeni eserini Martin Scorscse'nin Noir Atmosferi, Kara Filmin Kara Komedyenleri: Coen Kardeşler, David Lyneh`in Grote . . .
|
| |
|
|
| |
Türk Şiiri 2007’nin de yayınlanmasıyla Hakan Arslarıbenzer’in imza attığı yıllık sayısı üçe ulaşmış oldu, Böylece daha önce Büyükharf Yayınları’ndan çıkan Arslanbenzer’in yaptığı yıllıklar bu sene Nirengi Kitap aracılığıyla okurlarıyla buluşurken istikrarını da odaya koymuş oldu. Bu tarz yayınlar bir kez ortaya konularak yetinilecek çalışmalar değil. Yıllar içinde devam ederek kendi değerlerini ve belirliyiciliklerini ortaya koyan, bir biri- . . .
|
| |
|
|
| |
Serdar Kaya, otoriter eğitimden, lider kültüne şanlı tarih propagandalarından kolektif kimlik oluşturma ve ötekileştirme stratejilerine kadar birçok farklı alanda Türkiye’de uygulanan toplumsal mühendislik projelerini çözümlüyor.
Darbeler, toplumsal kısıtlamalar, yasa ve yasaklarla birlikte Türk toplumunun sürekli gündeminde “toplum mühendisliği”. Geniş kitleleri kalıplar içine sokmak, herkesin aynı zihniyet kalıplarını kullanarak düşünmesini . . .
|
| |
|
|
| |
Sinemasal yazılar kitap fikri nerden çıktı?
BURAK BAKIR:Aslında uzun zamandır, Sinemasal’da çıkmış olan tüm yazıları internet ortamına aktarmayı düşünüyorduk. Ama bu hep ileri bir tarihe ertelendi. Nirengi yayınları, Sinemasal’dan seçme yazılar fikrini ortaya atınca, sanal ortamdansa ele avuca gelen bir kitap fikri daha hoş geldi ve 1. Cildini çıkarmayı başardık. Şimdi, muhtemelen önümüzdeki sonbahar ya da kış ayları içinde, İkinci c . . .
|
| |
|
|
| |
Kitap, insan-eğitim-modernite ve tektipleştirme-kitle yönetimi ana başlıkları altında pastörize kitle üretimini incelemekte olup, ev hanımlarının üç günde, ev beylerinin iki günde, akademisyenlerin bir ikindi vaktinde keyifle sözlük kullanma gereği duymadan okuyabilecekleri açıklıkta ve akıcılıkta 254 sayfadan müteşekkil; devlet adamları ve emir kullarının anlamalarını imkansız kılan bir İNSAN DİLİ'yle yazılmıştır.
Gülsüm İnek' e ithafen. . . .
|
| |
|
|
| |
Nihan Kaya TRT1 ekranlarında yeni kitabı "Fildişi Kuyu" üzerine konuşuyor.
izlemek için tıklayın... . . .
|
| |
|
|
| |
Selda Tan Özdemir sekiz yıl önce Kara Filmler (Altıkırkbeş Yayınları) ismiyle kara film sinemasını kendine has üslubuyla yorumlayarak, tür üzerine rehber niteliği taşıyan bir çalışmaya imza atmıştı. Özdemir geçtiğimiz günlerde, bu çalışmanın “genişletilmiş hali” olarak da yorumlanabilecek Yeni Kara Filmler (Nirengi Kitap) kitabını çıkardı. Yazarın yeni kitabında, ilk kitaba oranla kara filmlerin kavramsal çerçevesinin biraz daha genişletilerek, filml . . .
|
| |
|
|
| |
"Batılıların herşeyden önce ‘Türk’ olarak algıladıkları bir kişidir. Aynı şekilde kendisini Türkler ‘Anglo-Sakson’, Kemalistler ‘AKP yanlısı’, İslamcılar ‘liberal’, liberaller de ‘demokrat’ olarak algılarlar. Halbuki site yazarı, bu kavramların çoğunun anlamını bilmemekte ve kendisini sadece ‘siyasetbilimci’ olarak tanımlamaktadır.”
İnternet sitesi www.derinsular.com’da kendisini böyle anlatan Serdar Kaya kimlik meseleleri üze . . .
|
| |
|
|
| |
"Türk Şiiri 2007", senin 2005 yılından bu yana sürdürdüğün "Türk Şiiri" yıllıklarının bu seneki kitabı. Bir şair ve eleştirmen olarak sürdürdüğün bu saygıdeğer çabayla gerçekleştirmek, başarmak istediğin meseleyi soracağım öncelikle. Yani, başta Yapı Kredi yıllığı olmak üzere bir miktar yıllık, antoloji, seçki falan yayınlanır her yıl. Bunların nesini beğenmiyorsun da "Türk Şiiri 2005" ve "Türk Şiiri 2006"dan sonra "Türk Şiiri 2007" ile ka . . .
|
| |
|
|
| |
Hepimiz biliriz kelimelerin aslında uydurma işaretlerden oluştuğunu; bu işaretlere yüklenen seslerin ve anlamların onları kelime haline getirdiğini. Toplumumuzda “sanatçı” kelimesine yüklenen anlamın ne olduğuna baktığımızda da “sanat”ın nerede olduğunu anlarız.
Bu sonu gelmez tartışmaya neden girdik? Girdik, çünkü Nihan Kaya sanatın gerçekte ne olduğunu, sanatçının, edebiyatçının özelliklerini, edebiyat ile hayat arasındaki ilişkiyi ya . . .
|
| |
|
|
| |
“İnsan kaynakları” terkibi hayatlarımızı usulca işgal ettiğinden beri, olan bitene anlam vermekte zorlandığımızı da hisseder gibi oluyoruz; “kaynak materyali” sayılmaktan ya da daha doğru ifadesiyle “yabancılaşmaktan” sıyrılıp insanlığımızla baş başa kalabildiğimiz anlarda. Ve böylesi anlarımızda hazreti googıl’a “nedir insan kaynakları?” sorusunu yönelttiğimizde usulca tırnaklarını götürüyor dudaklarına ve hafifçe ısı . . .
|
| |
|
|
| |
Kemalizmin tarih sahnesinden silinmeye yüz tuttuğu şu günlerde bizi yeni sorunlar bekliyor. Neden? Çünkü Türkiye’deki fanatik Kemalistleri ya da milliyetçi solcuları eleştirirken sürekli içine düşülen bir hata var. Özellikle MÜTEYEDDİN / İSLÂMCI /MÜSLÜMAN gençlerin yakasını bırakmayan bir saplantı bu: Osmanlı fetişizmi. “En uzağa biz gittik, en çabuk da biz döndük, en güzel saksafonu Osmanlılar çalardı” şeklinde özetlenebilecek bu kolektif kibir nere . . .
|
| |
|
|
| |
Beytullah Emrah Önce: Kitabınızda hakim zihniyetin kalıplarını kırarak bağımsız düşünebilmek için, öncelikle farkına varmadan içselleştirdiğimiz değerler kümesinin deşifre edilmesi gerektiğini ifade ediyorsunuz. Türkiye’deki milli eğitim sistemi, makbul vatandaşlarının hangi değerleri içselleştirmesini amaçlıyor?
Serdar Kaya: En basit ve en zor soru bu aslında… Sorunun basit kısmı zaten herkesin malumu: “Türk eğitim sistemi sizden ( . . .
|
| |
|
|
| |
[ İsmail Kılıçarslan'ın “Amerika Sen Busun” adını taşıyan kitabında, Amerika'ya duyulan öfkeyi, modern hayatın çıkmazlarını ve şair olma hallerini anlatırken yeni nesil Müslümanlara sesleniyor. ]
İsmail Kılıçarslan'ın yeni kitabı “Amerika Sen Busun” raflardaki yerini aldı. Amerika'ya öfkeli olduğunu söyleyen genç yazar, “Hrant'ı öldüren Türkiye'deki Amerika'dır. Diyarbakır'da 10 yaşındaki çocuklara Molotof attıran da, o çocu . . .
|
| |
|
|